Öz

Küresel ısınma başta olmak üzere, biyoçeşitliliğin azalması, doğal kaynakların tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalması ve çevre kirliliği gibi çevre sorunları artık tüm dünyanın ortak sorunu haline gelmiştir. Çevre sorunlarının 19. yüzyılda ortaya çıkan sanayileşme ve hızlı ekonomik büyümeyle başladığı yadsınamaz bir gerçekliktir. Ekonomi bilimi çevre sorunlarını son otuz yıla kadar ana akım iktisadın bilimsel yöntem ve varsayımlarıyla geliştirilen “çevre ekonomisi” üzerinden irdelemiştir. 1980’lerin sonlarına doğru, “Seveso”dan “Çernobil”e dünyamızda art arda yaşanan çevre felaketleri sonucu, çevre sorunlarının piyasa mekanizması içerisinde çözümlenebilirliği iyice kuşkulu hale gelince çevreyle ilgili yeni bir iktisadi akım filizlenmeye başlamıştır: “Ekolojik ekonomi.” Ekolojik ekonominin çıkış noktası, ana akım iktisadın varsaydığı gibi, ekonomiyi üretim-değişim-tüketim sonsuz devri akımlarından oluşan kapalı bir sistem olarak değil, bağlı olduğu yerküre (biyosfer) sistemine bütünleşmiş açık bir alt küme olarak tanımlamasıdır. Ana akım iktisada göre, piyasada sağlanacak güçlü bir ikame yoluyla sınırsız bir ekonomik büyüme süreci yakalanabilecektir. Ekolojik ekonomi bu düşünceye en önemli itirazını, termodinamiğin ikinci yasası olan “entropi”yle, yani doğal kaynakların sonluluğu hipoteziyle yapmaktadır. Çevre sorunlarının çözümlenmesinde çevre ekonomisinin ileri sürdüğü “zayıf sürdürülebilirliğe” karşılık da ekolojik ekonomi, “entropi” yasasını hesaba katan “güçlü sürdürülebilirlik” önerisinde bulunmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Çevre, ekonomi, büyüme, çevre ekonomisi, ekolojik ekonomi, doğal kaynaklar, entropi yasası, “zayıf sürdürülebilirlik”, “güçlü sürdürülebilirlik”, ekolojik borç.

Jel Kodları: Q5, Q56, R11

“Ecological Economics” Approach to Environmental Problems

Abstract

Environmental problems like global warming, biodiversity loss, the danger of depletion of natural resources and environmental pollution affect the whole globe in different levels. It is an undeniable fact that environmental problems appeared in the 19th century with the emergence of industrialization and rapid economic growth. The economics as a science has questioned the environmental problems in the last thirty years through “environmental economics” which was constructed on the assumptions and the methods of the mainstream economics. Towards the end of the 1980s, from “Seveso” to “Chernobyl”, as a result of the recurrent environmental disasters in our world, a new economic movement came into existence with the doubts arose on the market mechanism’s ability to solve these environmental issues: “Ecological Economics”. The purpose of the Ecological Economics is not to consider the economy as a closed system which consists of the infinite cyclical streams in the frame of production-exchange-consumption like the mainstream economics assume, but to define as an integrated open subset of the earth (biosphere) system which it is bound to. According to mainstream economics, an endless economic growth will be maintained by supplying a strong substitute to the market. The Ecological Economics makes the most important objection to this ideology by the second law of thermodynamics; “entropy”, which implies the finiteness of the natural resources. In analyzing the environmental problems the Ecological Economics asserts “strong sustainability” which takes the “entropy” into account against the Environmental Economy’s “weak sustainability” notion.

Keywords: Environment, economy, growth, environmental economics, ecological economics, natural resources, the law of entropy, “weak sustainability”, “strong sustainability”, ecologic debt.

Jel Codes: Q5, Q56, R11

Satın Al Açık Erişim